Thursday, August 18, 2011

Siena




Siena'ya trenle değil otobüsle gitmek gerekiyormuş...kesinlikle manzarası daha güzel ve otobüs istasyonu Siena'nın merkezine çok daha yakın. Floransa'dan Siena'ya sürekli otobüs ve tren var, fiyatları ise tek yön 6-7 euro civarında...

Lucca







Pisa






İtalya'da öğlen saati ancak serin otelinizde oturup yazı yazabilirsiniz sanırım, galiba bir kaç saat daha içerlerdeyim, zira karnım aç olmasına rağmen dışarı çıkacak gücü kendimde bulamıyorum...

Dün, ani bir karar değil, gayet planlı bir şekilde Pisa ve Lucca'ya gitmeye karar verdim. İyi ki de öyle yapmışım, sadece çok şirin kentler olduklarından değil, dünyanın en keyifli ve komik üç İtalyanı ile tanışıp gece yarısına kadar inanılmaz güzel vakit geçirdiğim için...ve bana tüm gün kendimi bir prenses gibi hissettirdikleri için...

Pisa ve Lucca'yı resimlerle anlatmayı tercih ediyorum; Pisa'da kule dışında pek bir şey yok gibi görünse de, kule yakında görünce gerçekten etkileyici...Hem Pisa hem Lucca'ya Floransa'dan 3-5 euro'ya ve çok kısa bir sürede ulaşmak mümkün.

MILANO: The City with sun but no light

MILANO GÜNLÜĞÜ 15.8.2011

Bergamo havaalanından otobüsle Milano’ya geliyorum önce, kapıdan çıkar çıkmaz otobüz şirketi karşılıyor zaten görmemeye imkan yok; 9 euro verip otelim Idea Hotel Milano’ya geliyorum. Milano Centrale Stazione’nin yanı başındayım. Tren istasyonlarını seviyorum galiba... Milano’yu keşfetmeden, ten istanyonunun çekiciliğine dayanamayıp, bavulumu otele bırakır bırakmaz kendimi oraya attım. Bir de baktım ki, Bergamo’ya hareket etmek üzere olan tren sanki beni belkiyor gibiydi, gerçi ben, tüm trenlerin durmuş beni beklediklerine inanıyorum ya neyse... hemen bilet makinelerine yaklaşıyorum ve 5.15 euro’ya Bergamoya bir bilet satın alıyorum; evet bileti sarı kutularda onaylatmak gerekiyor, İtalya’ya gitmiş ve tren yolculuğu yapmış olan herkesin söylediği gibi...

Bergamo

Kentin her yerini keşfettiğimi söyleyemem...Bergama ile ilgili en kötü anım şarjı bitik NikonD90’ımı yanımda taşımış olmak...Bergamo olduçka zengin bir yere benziyor, çok güzel, kocaman bahçeli villalarla dolu şehir. Hatta Bergamo havaalanını sırf bu insanlar için buraya yaptıklarını bile düşünüyorumJ Tren istasyonuna yakın bir yerde bir teleferik var ve sanırım şehrin tepelerine doğru çıkıyor; çünkü şehrin tepeleri aşağıdan bile çok güzel görünüyor...10 euro vermek istemedim hem de yanımda ağırlığı olan ama kendisi olmayan fotoğraf makinamın üzerimde yarattığı sıkıntıyla...

Bir Avrupa kentinde Pazar günü ne yapabilirsiniz?

Sanırım McDonald’sta karnınızı doyurmak dışında hiçbirşey... Bergamo’da da heryer kapalı pazar günü; ne bir dükkan, ne bir kafe, ne bir restoran...hatta insan bile pek yok diyebilirim. Bir kaç turist, köpeklerini gezdiren insanlar ve malesef sokak serserileri...Gerçi yazın İtalya’nın bütün şehirlerinde turist dışında insan görmek zor oluyor, özellikle öğlen saatlerinde. Avrupanın heryerinde olduğu gibi burada hertaraf grafitti..hatta bi ara kepenkler bu kadar kapalı dursa ben de gider üzerlerini boyardım sinirimden diye düşünmedim değil...Neyse, Bergamo’ya gidip teleferiğe binmek gerekiyor sanırım...

Milano

Nerede kalmıştım...hımm.., İdea Hotel Milano’nun güzel kahvaltısı... kahvaltı dahil otellere bayılıyorum çünkü Avrupa’da sabah böyle kahvaltı edebileceğiniz yerler bulmak çok zor; en azından şehri çok iyi tanımıyorsanız...Henüz güzel bir kahve içemedim, İtalya’dayım ve otel’in kahvesi çok sıradan; ya da İtalya’dan beklentilerim çok yüksek.

Garip şehir Milano, çok sıcak, güneş tam tepede ama ışık yok sanki; hayat yok, bu kadar güneşli ama bu kadar cansız bir kenti ilk kez görüyorum...